
زَيْنَبُ وَمَرْيَمُ صَدِيقَتَانِ Zeynep ve Meryem iki arkadaştır
زَيْنَبُ وَمَرْيَمُ صَدِيقَتاَنِ ، تَتَشَاﺑَﻬانِ فِي أشيَاءَ كَثِيرةٍ ؛ فهُمَا تَسْكُنَانِ فِي حَيٍّ واحِدٍ ، وتَدْرُسَانِ فِي جاَمِعَةٍ وَاحدِةٍ
وَلَكِنَّهُمَا تَخْتَلِفَانِ فِي أَمْرٍ آخَرَ ؛ فَزَيْنَبُ نحيفَةٌ جِدًّا وَمَرْيَمُ سمَِينَةٌ جِدًّا . تُرِيدُ زَيْنَبُ أَنْ تَكُونَ سمَِينَةً ، وَلَكِنَّهَا لا
تَسْتَطِيعُ. وَتُرِيدُ مَرْيَمُ أَنْ تَكُونَ نَحِيفَةً، وَلَكِنَّهَا لا تَسْتَطِيعُ.
Zeynep ve Meryem iki kız arkadaştır, çoğu şeylerde birbirlerine benziyorlar. O ikisi bir mahallede oturuyorlar ve bir üniversitede okuyorlar. Ancak o ikisi başka bir işte farklılaşıyorlar. Zeynep gerçekten zayıf ve Meryem gerçekten şişman. Zeynep şişmanlamak istiyor fakat yapamıyor ve Meryem zayıflamak istiyor fakat yapamıyor.
زَينَبُ تفَكِّرُ كَثِيرًا فِي هَذِهِ الْمُشْكِلَةِ. مَاذَا تَفْعَلُ؟ وَزْنهَا الآنَ خمْسَةٌ وَ خمْسُونَ كَيْلاً. كَيْفَ تَزِيدُ وَزْنهَا؟ يَجِبُ أنْ
يَصِلَ وَزْنها اِلَي سَبْعيِنَ كِيلاً. حَاوَلَتْ زَيْنَبُ، وحَاوَلَتْ، ولَكِنَّها لمْ تَنْجَحْ.
Zeynep bu sorun üzerinde çok düşünüyor. Ne yapacak? Ağırlığı şu an elli beş kilo. Kilosu nasıl
artacak? Ağırlığının yetmiş kiloya ulaşması gerekiyor. Zeynep çalıştı, çalıştı fakat başaramadı.
أَخَذَتْ زَيْنَبُ تَتَنَاوَلُ كَثِيرًا مِنَ الطَّعَامِ. تَأْكُلُ اللَّحْمَ وَالخُبْزَ وَالْبَيْضَ وَالأَرُزَّ وَالجُبْنَ وَالْعَسَلَ وَالْحَلْوَى وَالْمُرَبّى ، وَتَشْرَبُ
الحَلِيبَ، وَعَصِيرَ الْفَوَاكِهِ. لَمْ تُماَرِسْ زَيْنَبُ الرِّياضَةَ وَرَغْمَ ذَلِكَ ظَلَّتْ نَحِيفَةً. مَاذَا تَفْعَلُ؟ أَكَلَتْ كَثِيرًا وَ شَرِبَتْ كَثِيرًا
، وَلَكِنَّهَا ظلَّتْ نَحِيفَةً.
Zeynep çok yemek yemeye başladı. Et, ekmek, yumurta, pirinç pilavı, peynir, bal, tatlı ve reçel yedi; süt ve meyve suları içti. Zeynep spor yapmadı. Buna rağmen zayıf olmaya devam etti. Ne yapsın? Çok yedi ve çok içti. Fakat zayıf olmaya devam etti.
تَخْتَلِفُ مُشْكِلةُ مَرْيَمَ عَنْ مُشْكِلَةِ زَيْنَبَ. فَمَرْيَمُ سمِينَةٌ جِدًّا، وَتُرِيدُ أَنْ تَكُونَ نَحِيفَةً. وَزْنُهَا الآنَ تِسْعُونَ كَيْلاً،
كَيْفَ يَنْقُصُ وَزْنها؟ يَجِبُ أنْ يَصِلَ وَزْنُهَا إلىَ سَبْعِينَ كِيلاً. تَرَكَتْ مَرْيَمُ السُّكَّرِيَّاتِ وَالنَّشَوِيَّاتِ، وَمارَسَتِ الرِّيَاضَةَ شَهْرًا
، لمْ تَسْتَطِعْ مَرْيَمُ ، فَهِيَ تُحِبُّ الأَكْلَ . أَخَذَتْ مَرْيَمُ تَأْكُلُ كَثِيرًا ،فَزادَ وَزْنها ، وَلمْ ينْقُصْ .
Meryem’in sorunu Zeynep’in sorunundan ayrılır. Meryem gerçekten şişmandır. Zayıflamak istiyor. Ağırlığı şu an doksan kilo. Ağırlığı nasılق azalacak? Ağırlığının yetmiş kiloya ulaşması gerekir. Meryem şekerlileri, nişastalıları bıraktı ve bir ay spor yaptı. Meryem yapamadı. O yemeyi seviyor. Meryem çok yemeye başladı, ağırlığı arttı, azalmadı.


Bir Cevap Yazın